9/11/2009

Aşkın Evrimi

                      

Bir gün, kadim bir dostumla yaptığımız sohbetten  olumlu (!)  neticeler çıkartmıştım. Öyle durup duruyormuş, sandıktan çıkardım taze taze:    

 -  Elinde aşk varsa ve karşılıklıysa seni önüne katıp götürür, hesap kitap kar etmez.

 Haydar Dümen'in dediği gibi, bunun çok tecrübe etmekle ilgisi yoktur. Su akar yatağını bulur kendiliğinden... :))  

 -Hiç kurbağa öpmiycem  dudağımda siğil çıkar, bir kere öptüğümü ise pirensim yapacam dersen ağzının yüzünün karnabahara dönmesiyle kalırsın oysa kurbağa hala kurbağadır!!!  

 -Bağlılık ve sevginin devamı inzibati tedbirler ve belli koşullanmalarla  sağlanamayacağı gibi başka ihtimallerin olması sanıldığı kadar  kötü değil, hatta iyidir!! Sevgilimizin diğer ihtimallere rağmen bizimle olması, tek doğal tedbirdir. :)))

 -Biten  ilişkinin acısını, sancısını yeni bir ilişkiyle çıkartmaya çalışmak boşuna ve haksız bir uğraştır, yeni sancılara ve sakat doğumlara sebebiyet verir!   

 -Sürekli iten, dışlayan, nazlanan, yanaşmayan bir insana sonsuz ve manasız bir sadakatle bağlanın aşktan ziyade bir nedeni  olsa gerekir ki bunu  kendi derununda aramalıdır bu hatun kişi!!! :))         

 -Bu ahval ve şerait içerisinde aşka küsüp kendini kabuğuna hapsetmek yerine elindeki seçenekleri değerlendirmek daha insanı gibi geliyor bana. Seninde söylediğin gibi elekte kalanlar bizimdir!! Hem n'olur ateşböceği sansalar bizi.

 Sözün kısası tüm genellemeler gibi bu yaptıklarımda yanlış olabilir. Herkes kafasındaki  tanımına göre bir elbise biçmeye çalışır aşkına. Ta ki her yeni aşktan bir şey daha öğrenene kadar...

 Ne demişti sevdiğim üstat :" Bütün aşklarımdan öğrendiklerimle sevdim seni Ayseli!"

 Cano 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: nihansum | Tarih: 2009-11-11 10:29:49
    Konu: Aşk?
    Genellemeler yapmak zor, her aşkın kahramanı farklı, özneler değişiyor, yaşanılanlar, yaşatılanlar da... Ama tecrübe ederek düşe kalka öğreniyor insan. Hatalardan ders alarak bir sonraki aşkta bunları tekrarlamıyorsa ne ala.. Bir de hep aynı hataları tekrarlayan takılmış plak gibi dönenler var. Dedim ya bunun bir formatı ya da yazılı kuralları yok, sevmenin ölçütü ise hiç.. Bu kişiye uyan diğerine bağdaşmıyor olabilir. Aşk belki de biraz nabza göre şerbet vermek. Tutunmaya çalışmak, çabalamak ya da kendinden vazgeçmek. Normal koşullarda bir sevgi olsa bu içinde sabrı, mantığı barındırır, oysaki aşkta yoktur bunların hiçbiri.

    Gelgelelim kurbağa prenslere, istersen hiçbirini öpme, ama bir kez öptün mü, prense dönüşür evet ama ya sonra aslında tüm prensler de kurbağa olur yolun sonunda. Belki bu biraz Fuzuli felsefesi gibidir, aşk acı ile yoğrulur, kavuşamadığım insan en çok tutkuyla bağlı olduğum insandır. Aşkın tadı acısından gelir.

    Sabah sabah ne karmaşık konular bunlar, üzerine kitap bile yazılabilir. Daha fazla mikserlik yapmadan uzaklaşayım ama belirteyim; duygularını ifade ediş biçimine hayranım.

    Bağlantı »


Farid Farjad,Robebah Jan -