Bir Varmış Bir Yokmuş
Bir varmış bir yokmuş 2009 yılında bir dünya şehri varmış!
Bu şehir hep büyük düşünürmüş. Nüfusu da buna mukabil neredeyse küçük bir Avrupa ülkesinin ki kadarmış! Büyükmüş yani. Dağı taşı hakikaten altın da olsa, 7 tepesinde 7 tane altın ocağı da olsa yine yetmezmiş bu nüfusa.
Bu masal kenti (!) ile harikalar diyarı ülkeyi yönetenler bu durumu yönetime talipken gayet iyi görürler ve fakat ne hikmetse iş başa düşünce öngöremedikleri her şeyi ya yüce iradeye bağlarlar ya da bundan önceki yönetimlere yüklerlermiş.
Susuz kalınca yağmur duasına çıkanlar, sel gelince bir üst kata çıkıp canlarının bağışlanması için dua ederlermiş. Suyun yokluğu bir dert, varlığı ise yaraymış! Sonuçta her iki şekilde de insanlar ölmekteymiş.
1999’da büyük depremler olmuş ve gelecekte olabilecekten maazallah korkulmaktaymış. Bu yüzden oynak zemin üzerine kıvrak müteahhitler tarafından yapılan deprem dayanıksız alt ve üst yapıları bırakın da “ahlaklı olun gazaba uğramayın!” diye korkutulan insanlar penceresiz panelvanda boğulur ya da bir ilkokul binasının enkazında ezilip ölürlerse şehit olacaz diye avunurlarmış!
Bütün bu felaketlere rağmen şehir hızla büyümeye devam etmekteymiş. Her felaketten sonra yağmacılar otobüslere binip gelerek şehri yağmaya giriştikleri için daha da büyümesinden korkulmaktaymış!
Ama şehri yönetenlerin gözü çok karaymış! Hiç korkmazlarmış. Çünkü bütün bu felaketlere rağmen daha üst, daha üst makamlara terfi etmişlermiş.
Şehirli halinden memnun muymuş? Memnun değilmiş galiba ama çok çabuk unutuyormuş…
Konu: Alkışlıyorum....
Masalsı anlatımın keşke masallardaki gibi mutlu sonla bitebilseydi..Eleştiriyi bu kadar güzel ve dozunda verdiğin için özellikle kıvrak müteahhitler gibi benzetmelerin için kutluyorum seni. Ama bunu yazarken aynı zamanda da kızıyorum kendime, kutladığım konuya bak diye.. Malesef Canancığım öyle çabuk unutuyoruz ki, artık haberlerde hergün birkaç kişinin ölüm haberini duymak bize öyle normal geliyor ki, ancak anormal bir şekilde ölürse ya da tuhaf ya da magazinsel bir ölüm olursa kulak kabartıyoruz.
Yazmıştım bir yazımda, çok önceleri, belki bir göz atarsın, benzer konulardı :
http://nihansum.blogcu.com/bedava-yasamlar-diyari_34018671.html
Bağlantı »
Konu: sırtı yere gelmezler ülkesi
Sırtı yere gelmezler ülkesi burası, böyle balık hafızalı, hiçbirşeyi akıllıca tartmadan düşünmeden, okumadan, anlamadan sadece kadere bağlayarak, düşünmekten kendini kurtaran veya alıkoyanların ülkesi. O yüzden politikacılar, sırtı yere gelmezler ülkesinin vatandaşları ve daha çooook terfi ederler..
Dayanamadım okuyunca yazdıklarınızı, bişeyler ekleyeyim, dedim, naçizane. Ne kadar haklısınız yazdıklarınızda, insanlar böyle devam ettikçe, bu kısır döngü sürdükçe, hayallerimizi de sel götürecek yakında bu ülkede.
Bağlantı »